DEMİRYOLLARI, BUHARLI GEMİLER VE MARİONETLER

Kuklacılık, temelinde her zaman gezgin bir sanat olmuştur. Japonya’da daha sonraları ünlü Bunraku’ya dönüşen gösteriler gezgin rahipler tarafından sunulan küçük ölçekli gösteriler olarak başlamıştır. Pencap’taki Kathputli kukla geleneği her zaman gezgin kuklacı ve kalaycı olan Bhatt kastının ellerindeydi. Orta çağ sonlarında Rusya’da Skomorokhi olarak bilinen gezgin eğlendirici gruplar vardı ve sahip oldukları becerilerden biri de kukla oynatmaktı. Yerleşik kukla tiyatroları var olmadan çok önceleri kuklacılar pazarlar ve panayırlar gibi insanların toplandığı yerlerin arayışına çıktılar. Çoğu durumda, kukla oynatıcıları büyük olasılıkla kısıtlı bir dil ve coğrafi bölge sınırları içinde seyahat ettiler. Çoğunun yalnızca malzemelerini yığdıkları küçük el arabaları vardı. Avrupa’da yollar kötüydü ve birçok ülke de ciddi haydut riski ile tehlikeliydi. Britanya’da ve diğer bazı ülkelerde 19. yüzyılın ortalarında yollar gelişmeye başlamıştı. Gezgin sirkler büyük miktarlarda ekipman taşımaya başladılar ve bunun sonucunda tam bir karavan endüstrisi gelişti. Karavan, insanın bir yerden bir yere, bazen uzun bir zaman sürecinde, seyahat ederken kendi evini yanında bulundurmasına olanak sağlayan bir yöntem olduğu için marionet gösterisi yapan sanatçılar da genellikle bu karavanlardan edindiler. 1990’larda, Dombrowskis yaşamak için bir, tüm malzemeleri taşımak için ikinci bir karavanı halen kullanan bu tür kumpanyaların sonuncularından biri idi.

Dr. John McCormick